Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cenk Akbostancı, "Huzursuz bacak sendromu"nun romatizmal hastalıklarla karıştırılabildiğini, bunun da hastalığın teşhisini geciktirdiğini belirterek, "Ağrının hareket halindeyken azalması ve istirahat ile tekrar başlaması, huzursuz bacak sendromunu romatizmal hastalıklardan ayıran en önemli özellik" dedi.
Akbostancı, bacakta diz ile ayak arasındaki bölgede "huzursuzluk" hissiyle kendini gösteren "huzursuz bacak sendromu"nun, her 100 kişiden 5'inde görüldüğünü söyledi.
Akbostancı, kadınlarda daha sık rastlanan huzursuz bacak sendromunun, 18-20'li yaşlarda filizlendiğini, daha çok 35-45 yaş arasında kendini gösterdiğini, 60'lı yaşlarda ise en üst düzeye çıktığını anlattı.
Hastaların bacaklarında ağrı, karıncalanma, uyuşma ve çekilme şeklinde farklı şekillerde şikayetler tanımladıklarını anlatan Akbostancı, bacaklar hareket ettirildiğinde geçici bir rahatlama sağlanabildiğini söyledi.
Yakınmaların hareket halindeyken ortadan kalkması nedeniyle hastalar sürekli hareket etme ihtiyacı duyduğu için, uykusuzluk problemleri yaşandığını ifade eden Akbostancı, "Huzursuzluk hissi nedeniyle hastalar kolayca uykuya geçemez. Bu nedenle sık sık yataklarından kalkıp dolaşırlar. Hatta gece yarısı uyanıp tekrar uyuyamazlar" diye konuştu.
Hamilelik veya diğer nedenlerle ortaya çıkan kansızlık, şeker hastalığı, üre, vitamin B12, kalsiyum veya magnezyum eksikliği, bel fıtığı ve bacak varislerinin yol açtığı hastalığın yüzde 30-60 arasında genetik nedenlere bağlı olduğunu bildiren Akbostancı, "Huzursuz bacak sendromu çok bilinen bir rahatsızlık olmadığı için, romatizmal hastalıklarla karıştırılabiliyor. Bu da hastalığın teşhisini geciktiriyor. Oysa ağrının hareket halindeyken azalması ve istirahat ile tekrar başlaması, huzursuz bacak sendromunu romatizmal hastalıklardan ayıran en önemli özellik" dedi.
Akbostancı, hastalığın tedavisinin çok basit olduğunu belirterek, "Parkinson tedavisinde kullanılan, dopamin uyarımını artıran ilaçlarla yakınmalar ortadan kaldırılabiliyor. Hastalık ilerlemediği için bu tedavinin uygulandığı hastalar sorunsuz bir yaşam sürebiliyor" diye konuştu.
05.10.2008